Voiczy ile çocuklarının dil potansiyelini açığa çıkaran birçok aileye katılın.
7 Gün Ücretsiz Deneyin - İstediğiniz Zaman İptal Edin
Yayınlanma tarihi:
Matematik sadece çalışma kâğıtları ve kartlardan ibaret değil. Küçük çocuklar için matematik, iki kurabiyenin bir kurabiyeden fazla olduğunu fark ettikleri anda başlar. Ya da kulelerinin üstünde “bir sürü” blok olduğunu söylediklerinde. Ebeveyn olarak senin görevin, matematiği bir öğretmen gibi anlatmak değil. Asıl görevin, çocuğunun günlük hayatın içindeki matematiği fark etmesine yardım etmek ve bunu onun anlayacağı dilden konuşmak.
Bu rehberde, küçük yaşlardan itibaren çocuklara sayıları ve temel matematiği nasıl öğretebileceğini adım adım göreceksin. Stres yok, baskı yok, ileri düzey matematik bilgisi hiç gerekmiyor. Sadece bugün bile uygulayabileceğin basit ve işe yarayan fikirler var.

Erken matematik becerileri, ilerideki okul başarısını güçlü şekilde etkiler. Hatta bazı durumlarda, erken okuma becerilerinden bile daha belirleyici olabilir. Ama erken başlamanın asıl nedeni daha basit: Küçük çocuklar miktarlara, şekillere ve örüntülere zaten doğal olarak merak duyar. Bu fırsatı kaçırırsan matematik sadece “okul dersi” gibi görünür. Değerlendirirsen de çocuğunun dünyayı anlama biçiminin doğal bir parçası olur.
Erken matematik ayrıca şunları da destekler:
Buradaki amaç bir matematik dahisi yetiştirmek değil. Amaç, çocuğunun merakını canlı tutmak.
Matematik kat kat ilerler. Alttaki basamak sağlam değilse üsttekiler de zorlanır. Aşağıdaki sıra, çoğu çocuk için işe yarar. Yaş aralıkları sadece genel bir rehberdir. Her çocuk farklıdır; bu yüzden takvime değil, çocuğuna bak.
Bir çocuk saymayı öğrenmeden önce, “daha fazla” ve “daha az”ın ne demek olduğunu hissetmesi gerekir. Buna sayı farkındalığı denir ve her şey burada başlar.
Odaklanabileceğin şeyler:
Bu aşamada henüz rakam öğretmiyorsun. Çocuğuna miktar fikrini veriyorsun.
Şimdi sayıları sesli söylemeye başlayabilirsin. Birçok çocuk, sayıların ne anlama geldiğini tam kavramadan önce “bir, iki, üç… on” diye ezberden sayar. Bu çok normal. Ezbere saymak, asıl becerinin kendisi değil; ona hazırlıktır.
Şunları deneyebilirsin:
Buradaki anahtar kelime tekrar. Bol bol tekrar. Sana sıradan gelebilir ama çocuklar için çok etkileyicidir.
İşte asıl büyük adım burada gelir. Çocuğun bir nesneye dokunup bir sayı söyler, sonra sıradaki nesneye geçip bir sonraki sayıyı söyler ve nesneler bitince durur. Yani her nesneye bir sayı denk gelir.
Bunu gerçekten kavradığını şu işaretlerden anlarsın:
İşte saymanın gerçekten anlam kazandığı an budur. Bu aşamada acele etme. Zaman tanı.
Etkinlik fikirleri:
Artık rakamı göstermeye başlayabilirsin. “Bak, bu 3 rakamı. Burada üç elma var, burada da 3 yazıyor.”
İpuçları:
Bu aşamada rakamları düzgün yazmasına takılma. Bu ayrı bir beceridir ve daha çok ince motor gelişimiyle ilgilidir. Zamanı sonra gelir.
Çocuğun 1’den 10’a kadar sayıları tanımaya başladığında artık karşılaştırma yapabilir.
Bu beceri, ileride çok işine yarayacak zihinsel “sayı doğrusu”nun temelini oluşturur.
Küçük sayılarla ve gerçek nesnelerle başla. Henüz işlem yazmana gerek yok.
Parmak kullan. Kuru üzüm kullan. Oyuncak araba kullan. Gerçek nesneler çoğu zaman en iyi öğretmendir. Birkaç ay sonra +, - ve = sembollerini tanıtabilirsin.
Bu aşamada çocuğun küçük toplamları ezberlemeye başlayabilir (2+2=4, 5+5=10 gibi) ve sayıları parçalara ayırmayı öğrenir (10, 5 ve 5 olabilir; ya da 6 ve 4). Okuldaki daha düzenli matematik eğitimi burada devreye girer. Ama önceki katmanlar sağlamsa bu süreç çok daha rahat ilerler.
Ayrı bir “matematik dersi” planlamana gerek yok. En iyi öğrenme anları, zaten yaşadığınız günün içinde kendiliğinden çıkar.
Üç yaşındaki çocuğun hâlâ 20’ye kadar sayamıyorsa sorun değil. Baskı, merakı söndürür. Çocuğun direnç gösteriyorsa bir hafta ara ver. Sonra daha yumuşak bir yaklaşımla yeniden dene.
Çocuk 2 elma ile 3 elmayı zihninde canlandıramıyorsa, kâğıda “2 + 3 = 5” yazmanın hiçbir anlamı olmaz. Her zaman önce gerçek, dokunulabilir nesnelerle başla.
“Bir, iki, üç… yüz” diye saymak kulağa etkileyici gelebilir. Ama asıl matematik, 7’nin 4’ten büyük olduğunu anlamaktır. Ezbere saymaktan çok karşılaştırmaya zaman ayır.
Aynı sayma şarkısı. Aynı “kaç parmağım var?” sorusu. Küçük çocuklar örüntü kurmak için tekrara ihtiyaç duyar. Sana sıkıcı gelmesi, onlar için işe yaramadığı anlamına gelmez.
Asla “Bu çok kolay” deme. Anlamazsa kendini yetersiz hissedebilir. “Sen zaten matematikte kötüsün” de deme; çocuklar buna gerçekten inanmaya başlayabilir. Onun yerine “Bir daha deneyelim” ya da “Bu biraz zor, birlikte bakalım” de.
Her çocuk kendi hızında öğrenir. Üç yaşında 20’ye kadar sayan çocuk, dört yaşında 10’a kadar sayan çocuktan daha zeki olmak zorunda değildir. İkisi de gayet iyi ilerleyebilir.
Bazı çocuklar sayılara bayılır. Bazıları ise pek ilgi göstermez. Çocuğun direnç gösteriyorsa şunları deneyebilirsin:
Doğru kullanıldığında iyi bir matematik uygulaması, çocuğa kısa süreli ve odaklı pratik sunabilir. Üstelik anında geri bildirim de verir. Yanlış kullanıldığında ise sadece ekran süresi artmış olur.
Bizim genel yaklaşımımız şöyle:
Uygulama seçerken şunlara dikkat et:
Voiczy’de biz matematik ve sayılar öğrenme deneyimimizi tam da bu anlayışla tasarladık: kısa oturumlar, sesli etkileşim ve çocuğun doğal öğrenme sırasına uygun bir akış. Yani önce miktar, sonra sayma, sonra toplama. Eğer her şeyi kendi başına planlamak yerine daha yönlendirilmiş bir yol arıyorsan, başlamak için güzel bir seçenek olabilir.
Saatlerini ayırmana gerek yok. Güne yayılmış toplam 15 dakika bile fazlasıyla yeterli.
Bu döngüyü haftalarca sürdürebilirsin. Çünkü tekrar, öğrenmenin ta kendisidir.
Çocuğun mevcut aşamayı gerçekten kavramadan bir sonrakine geçme. Hazır olduğunu gösteren bazı işaretler şunlar:
Emin olamıyorsan bir katman geri dön. Tekrar etmek zarar vermez. Basamak atlamak verir.
Çoğu çocuk erken matematik becerilerini günlük hayatın içindeki doğal deneyimlerle kazanır. Ama şu durumları fark ediyorsan destek istemek iyi olabilir:
…çocuk doktorunla ya da öğretmeniyle konuşmak faydalı olabilir. Matematik güçlüklerinde erken destek almak, bekleyip gör yaklaşımından çok daha iyi sonuç verir. Bazen bu durum diskalkuli ile de ilişkili olabilir.
Küçük çocuklara sayıları ve temel matematiği öğretmek, uzun dersler vermekten çok fark etmeyi öğretmekle ilgilidir. Miktarları sesli fark et. Karşılaştır. Say. Tekrar et. Hafif, eğlenceli ve gerçek hayatla bağlantılı tut.
Çocuğunun kusursuz bir ebeveyne ihtiyacı yok. İhtiyacı olan şey, matematiği korkutucu ve ayrı bir ders gibi değil, hayatın doğal bir parçası gibi hissettiren sabırlı bir ebeveyn.
Eğer bu yolculukta sana destek olacak daha yapılandırılmış ve eğlenceli bir yöntem arıyorsan, Voiczy’nin matematik ve sayılar programını deneyebilirsin. Bu program, bu rehberde anlattığımız katmanlı ilerlemeyi takip eder; ama bunu sesli oyunlar, ekrandaki gerçek dünya nesneleri ve çocuğunun gerçekten hevesle bekleyeceği kısa günlük oturumlarla yapar.
Bugün ücretsiz 7 günlük denemeni başlat. Taahhüt yok, istediğin zaman iptal edebilirsin. Özgüvenli küçük bir matematikçi yetiştirmek için en iyi zaman dündü. İkinci en iyi zaman ise tam şu an.